http://www.beceriklialetler.com
Ana Sayfa
FORUM
Yarışma
NBA Tarihi
Full Maç Linkleri (YENİ)
NBAKoLik Kadrosu
Emekli Formalarımız
 
Kullanıcı Adı
Şifre
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 

Sitede yer alan "Full Maç Linkleri" bölümü sizin için işlevsel midir?
Evet
Hayır
 

 Magic

Yaşandı, Bitti… Sezon ve Ötesi…

04.06.2008 22:45:12
 

Merhabalar bu satırları okunmaya değer bulan herkese!

Siteyi takip edenlerin bildiği üzere yazarlığımın 3. senesi ve 3 senedir ilk kez bu kadar mutlu ve eğlenceli bir sezon geçirdim. Önceki sezonlar benim için birer karabasan mertebesindeydi. Amerika ile Türkiye arasındaki saat farkı nedeniyle, olduğu günler Magic maçlarını izleyebilmek için saat 02-05 arası ekseriyetle uyanık olur(d)um. 2006 ve 2007’de bu saatler çoğunlukla karabasan tadında geçti benim için. Çoğu maçta heyecanlanamadım bile. Çünkü hiç fırsat kalmıyordu sinir küpü olmaktan. Anlamsız setler, abuk sabuk oyuncu değişiklikleri, kolay teslimiyet…

Bu sezon B planı olarak takımın başına geçirilen isim olsa da Stan Van Gundy (SVG) bir anda eski alışkanlıkları silip attı. Özellikle Dwight Howard ve Hidayet Türkoğlu sanki basketbola yeni başlamış gibi hırslı, istekli ve açtılar. Sezon boyu Van Gundy etkilerinden sıklıkla söz ettim, bu konu üzerine daha fazla konuşmak istemiyorum. Gerek sezon içi yaptırdığı Lakers takası gerekse elinde hiç uzun olmadan uyguladığı kısa beş rotasyonu ile zaten Magic camiası için ne kadar önemli ve elzem bir adam olduğunu gösterdi “Stan the Man”.

Sezonun Sürprizleri

En başta sezon içinde yaşadığımız sürprizlerden bahsetmek istiyorum daha ziyade. Benim için 1. sürpriz Brian Hill’in ellerinde adeta bitme noktasına gelen, genişletilmiş Amerika Milli Takım Kadrosu’na davet edildikten sonra bu sezon patlamasını beklediğimiz J.J. Redick’in NBA sahnesinden daha da silinmesiydi. SVG takımın başına geçer geçmez O’nun çok önemli bir skorer, eşiz bir şutör olduğunu söylemişti. Takımın önemli taşlarından biri olacaktı. Ama anladık ki Redick SVG’nin dediği gibi sadece çok önemli bir skorer, çok önemli bir oyuncu değil. Süre aldığı maçlarda hiç savunma yapamadığını, herkesin yanından güle oynaya geçtiğini gördüğümde hak verdim SVG’ye. Sezon başlamadan önceki yazımda ilk 5 adayı olarak göstermiştim Redick’i ama maalesef 2 sezonda kendini hiç mi hiç geliştirememiş Redick. Üstüne üstlük bu sezon SVG gibi “savunma” konusunda çok bilgili bir Koçla çalışıyor olması bile yetmemiş. Belli ki Milli Takım’a seçilmesi üzerinde çok olumsuz bir etki yaratmış. Bir anda kendisini kampta antrenman yaptığı süper yıldızlardan biri sanmış. Sezon boyu o kibirli bakışları hiç değişmedi, sanki “Benim gibi adamı nasıl oynatmazsın!” dercesine baktı hep Koçuna, takas isteyip durdu devamlı. Ama sonu bellidir “erken öten horoz”un. Hidayet de böyle bir tavırla başlamıştı 3. sezonuna, “Christie’nin yerine benim ilk 5’te olmam gerek” tavırlarıyla bavulları toplayıp San Antonio’ya göçmüştü. O’nun şansı vardı Popovich gibi bir adamın eline düştü, çabuk toparladı kendini, bugünkü haline gelebildi. Peki Redick kendini kurtarabilecek mi kendini beğenmişlikten ve yeniden başlayabilecek mi kariyerine, işte onu zaman gösterecek. Bana göre miyadı doldu Orlando’da, oyuncu seçimleri gecesinde bileti tutuşturulursa eline hiç ama hiç şaşırmam.

 Bu sezonun önemli bir başka sürprizi Lakers’la yapılan takastı. Knicks’ten çok büyük hedeflerle alınan Trevor Ariza bir anda gönderildi takımdan, hem de böyle bir şeyin bahsi bile geçmemişken. Donovan takımın başına geçseydi geçen yaz, ilk beşin değişmez isimlerinden biri olacaktı belki de Ariza. Atletik, direk potaya giden, uzun kolları ve hızıyla iyi bir bire bir savunmacıydı. Ancak hala gelişmeye devam ediyor olması, orta - uzun mesafe şutunun zayıf olması ve 2 numarayı kıvıramaması nedeniyle bir anda takımdaki fazlalık konumuna geldi. Bu noktada Lakers’ta bir türlü rotasyonda kalıcı olamayan iki görev adamının Ariza karşılığında takıma katılması belki de sezonun gidişatını değiştirdi. Evans ve Cook topu elinde istemeyen, görevi neyse ses çıkarmadan onu yapan, savunmaya odaklanabilen iki isim olarak ziyadesiyle katkıda bulundu takıma. Otis Smith’in GM kariyerinde imza attığı en önemli takaslardan biri oldu bu takas. Evans bu sezon sonu inanılmaz değer kazandı, tam bir yama gibi her takımda yer bulabileceğini gösterdi.. Cook ise uzun oyuncu sıkıntısı yaşayan Magic’e pota altında biraz sertlik getirdi, üçlükleriyle yedek oyuncular sahada iken skor sıkıntısı çeken takımı rahatlattı. Her ikisi de kariyerlerine yeni birer paragrafı Magic kompozisyonunda açtılar.

 Diğer bir sürpriz ise 118 milyonluk devasa kontratı ile takıma katılan yeni süper yıldız oyuncumuz olması beklenen Rashard Lewis’in bu sezonu, takım oyuncusu olmak üzere evrimleşen bir kıvamda geçirmesiydi. SVG yönetiminde, kariyerinde ilk kez böylesi iddialı ve önemli hedefleri olan bir kadroda, repertuarındaki eksikleri tamamlamaya çalıştı Lewis. Çok iyi bir şutör, önemli bir hücumcu olduğundan kimsenin şüphesi yoktu, ancak kariyeri süresince pota altına yeterince yardım etmediği, ribauntlara yeteri kadar konsantre olmadığı, savunmada kimi zaman uyuduğu ve topu pek de paylaşmadığı için eleştirilmişti. Bu sene sanki SVG ile birleşimi ona yepyeni bir kimlik kazandırdı. Savaşçı bir oyuncu olma yolunda ilk adımlarını atmaya başladı, pas atmayı öğrendi ve yokluktan tamamını 4 numarada geçirdiği sezon boyu yardımlara gitmeye ve ribauntlara konsantre olmaya başladı. Sezonun genelinde yeni takımına alışmaya çalışan bir takım oyuncusu izlenimi yarattı, play-offlar geldiğinde ise zaman zaman eski resitallerinden alıntılar yaptı hücumda, takdir ve alkış topladı. Gördük ki Lewis karakter sahibi bir süper yıldız. Böyle oyuncular takımın bir araya gelerek bütünleşmesinde yapıştırıcı görev üstlenirler. Arkadaşlarının “Adam o kadar para almasına rağmen hala kendi parçalıyor.” düşüncesi onları da ateşler. Lewis bu sene tam bir takım oyuncusuydu, hiç ukalalık yapmadı, her başarılı performansının ardından verdiği demecinde takımını öne çıkardı. İşte bu yüzden ilk sezon performansı 118 milyon dolarlık olmasa da Lewis 118 milyon “aferin” i sürpriz bir şekilde hak etti.

 Sanırım bir tek benim için sürpriz olmadı Hidayet’in bu sezonki yükselişi. Geçen yaz Milli Takım’da izledikten sonra, bu sezon hele SVG’nin gelişi ile bazı şeylerin değişeceğini biliyordum. “Boyuna rağmen bu kadar iyi dripling yapabilen ve pas atabilen, şutu ve penetreleri bu kadar kuvvetli olan, savunma özellikleri de kuvvetli ve basketbol oynamayı bilen bir oyuncuyla çalışacaksanız, ondan bir çok beklentiniz olması doğaldır.” diyordu SVG daha Hidayet sezon öncesi kampa katılmamışken. Geçen iki sezonda en büyük sorunlardan biri B.Hill’di Hidayet için, çünkü Hill Hidayet’e güvenmiyor ve bunu da belli ediyordu. G. Hill’in alternatifiydi ancak O. SVG takımın başına geçtiğinde “Gelecekte NBA Şampiyonluğu’na oynayacak takımın altyapısını hazırlıyoruz.” diyerek G.Hill’in takımda kalmasının yolunu tıkadı, G.Hill de Suns’a gitti ve transfer olduğu zaman öngördüğüm gibi play-off’ları kaçırarak, hem D’Antoni’nin hem de Suns’ın biletini kesmiş oldu.

 Hidayet kendine böylesine inanan bir çalıştırıcıyla çıktığı macerasında tam bir kahraman oldu bu sezon. Kariyerinde ilk kez 82 maçın tamamında oynarken, 42 kez 20 sayı ve üzerinde skor üretti, 79 kez çift haneli skora ulaştı, 2 kez triple-double yaptı, son çeyreklerde 6 sayı ortalaması tutturarak bu kategoride lig 5.si oldu. Bu sene birden 20 – 6 – 5’i çok kolay yapabilecek bir yıldız konumuna geldi. Son topları kullandı, maçları aldı, rakipleri bitirdi. Rakip Koçlar O’nun üzerine savunma stratejileri kurdu hatta Flip Saunders play-off serisinde bir canlı demecinde “Hidayet’e özel önlem aldık, O’nu kilitler ve top almamasını sağlayabilirsek maçı kazanırız.” şeklinde konuşarak Hidayet’in artık NBA’de hangi gözle görülen bir oyuncu olduğunu dillendirmiş oldu. Artık O’na çok saygı duyuluyor, artık O’ndan korkuluyor. Seçiciler O’na duydukları saygıyı “En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu Ödülü”nü vererek gösterdiler, hem de NBA tarihinde ilk kez 8 senelik bir oyuncuya gitti bu ödül. 28 yaşında da hala gelişilebileceğini ispatladı Hidayet, çünkü gelişme kafada başlar ve kafada biter, bu bilgi artık iliklerine kadar işledi. Gelecek sezon bu sezonkinden çok da farklı bir performans sergileyeceğini düşünmüyorum Hidayet’in, artık hem takım hem tribünler hem de kendisi inanıyor kendine. Devam edecek olan bu performansı All-Star seçilmeyi de beraberinde getirecektir, zaten demeçlerinde de 2 hedefi olduğunu söylemekte Hidayet “Yüzük ve All-Star”.

Sezonun Hayal Kırıklığı

 Bu sezon takımın en büyük hayal kırıklığını hiç şüphe yok ki yine Jameer Nelson yaşattı. Babasının elim bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi Nelson’a 5 senelik bir kontrat olarak geri döndü. Camia, Otis Smith Nelson’a sahip çıktı, moralini yükseltebilmek için her türlü çaba sarf edildi. Bu kontrat ve destek Nelson’ı toplayacak, takıma daha fazla bağlayacak ve Jameer senelerdir olması gereken adam olup takımı oynatan bir oyun kurucu haline gelecekti, plan buydu. Suya yazı yazılmadığını tekrar tecrübe ettik bu plan sayesinde. Play-offlardaki birkaç parlak maçını televizyondan izleyip yorum yapanlar feci şekilde yanılırlar. Bu sezon Howard ve Hidayet ne kadar yayabildilerse performanslarını oynanan 92 maça, Nelson o derece istikrarsızdı. Bazı günler sadece şut attı, bazı günler penetre edip durdu, bazı günler keşke sahada olmasaydı. Topu paylaşıp takımı yönettiği maç sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. SVG sezon içinde defalarca kez takımdan kesti, bir dönem sağlamken 7 maç üst üste oynatmadı. Geri dönüşlerinde 1-2 kez parladı 10-15 kez idare etti. Bu sezonu Magic’le bitirmesinin iki nedeninden biri kontratken diğeri Howard ile olan arkadaşlığı. Şu sıralar oyun kurucu takası dedikoduları ayyuka çıkmış durumda, Nelson’ı ve uzun süreli kontratını kabul edebilecek “delikanlı” aranıyor. Sezon başı imzasının sıkıntılarını çok çekecek gibiyiz, Nelson ancak sorunlu ya da kontrat senesi olan veteranlarla takas edilebilirmiş gibi gözükmekte.

 Takıma Genel Bakış

 Bu sezon da gördük ki Nelson’lı bir Magic’in gidebileceği en uzun yol 2.tur. Bugün konferans finallerine kalan takımların oyun kurucularına baktığımızda yedekleriyle birlikte hep top dağıtmayı, takımı oynatmayı bilen isimleri oyun kurucu mevkiinde görmekteyiz. İşte bu yüzden Nelson kalışıyla da gidişiyle de başımızı çok ama çok ağrıtacak.

 Bu özel değerlendirmelerden sonra biraz da takımın genelinden kelam edelim. Bu sezon bizi Nelson haricinde en çok zorlayan konu takımda gerçek bir uzun forvetin bulunmamasıydı. Battie’nin sakatlığı sezonluk oyun planımızı külliyen değiştirmemize neden oldu. Gerçi bu zorunluluk bir anda bizi eşleşilmesi en güç takım haline getirmiş olsa da, pota altında Howard’a çok yük bindi. Howard özellikle sezonun 2. yarısında hücum anlamında maç sonu oynayamamaya başladı. Normal sezon da yardımlaşmalı adam adama savunmayı ne kadar iyi oynamış olsak da Detroit gibi pota altında 5 farklı silahı barındıran bir takıma karşı hem Howard hem de yardım getiren oyuncuların aşırı efor sarf etmesi, bu sefer takımın maç sonu oynayamamasına neden oldu.

 Bir kaç satır yukarıda yakındığım üzere kadroda, öyle Jason Kidd ya da Steve Nash gibi spektaküler bir isim değil, Earl Watson hatta Damon Stoudamire hatta ve hatta eski dostumuz Darrel Armstrong şu yaşına rağmen olsa bile yeterdi Magic’e. Oyunu tutup arkadaşlarını yönetme becerisine sahip tek bir isim Magic’in gideceği istikameti belirleyebilirdi.

 Diğer bir sorunu ise yedek sırasında yaşadık. Sezon başı salıverdiğimiz Diener’ı aradık adeta oyun kurucu rotasyonunda. İstikrarsız iki isimden Arroyo’nun istikrarsızlığının sebebi sezon sonu bitecek 4 milyonluk kontratı iken, Dooling’in sakatlanmaya çok müsait vücut yapısı (ince el ve ayak bilekleri) O’nu da ister istemez istikrarsızlık girdabına soktu. Bogans – Evans 2-3 numara rotasyonunda görev alırken açıkçası sezon boyu en büyük katkıyı sağlayan 2 yedek rolündeydiler. 4-5 numara rotasyonunda sezona Foyle – Garrity ile başlayıp daha sonra Cook, Augustine, Gortat’ı oraya monte etmeye çalıştı SVG. Açıkçası bu isimler arasında en büyük katkıyı veren isim de Cook oldu. Zaten play-off öncesi gelen Cook’un sakatlığı Detroit’e 4-1’le elenmemizdeki en önemli etkenlerden de biriydi. Foyle’un artan kiloları ve yavaşlaması, Garrity’nin bitmişliği, Augustine ve Gortat’ın tecrübe eksiklikleri bizi çok ama çok zorladı. Önümüzdeki sezonun en büyük transferi bu nedenle, sağlıklı kalmayı başarabilirse, Tony Battie olacak.

 Hücum anlamında SVG’nin gelişiyle çok şey değişti. İyi savunmalar sonrası ödül olarak hücumda, mantıklı olmak kaydıyla, takımı serbest bırakması, oyuncuların bireysel yeteneklerini sergilemeleri için önemli bir fırsat oldu. Hatta ilerleyen haftalarda bu spontane hücumlardan bazıları set haline getirildi SVG tarafından, bu davranış da oyuncu-koç bağlarını iyice sıkılaştıran bir etken oldu. Sezon boyu özellikle Hidayet ve Lewis’in Howard’la yaptığı tepe pick-n-roll’leri, penetre sonrası yayda 2-3 pas üzerinden kullanılan üçlükler, Bogans ve Evans’a çizilmiş olan sağ ve sol dip üçlükleri, son çeyreklerde kullandığımız Hidayet’in bire birleri ve hızlı hücumlardaki akıllı paslaşmalar geçtiğimiz sezonlarda hiç göremediğimiz oyunlardı. En önemlisi her oyuncu üzerine çizilmiş bir set olmasıydı hiç kuşkusuz. İşte koçun oyuncusuna verdiği bu güven takım olunabilmesini sağladı. Sezon boyu süren babacan tavırlarıyla SVG Orlando’da inanılmaz takdir topladı. Patrick Ewing’i ekibine katarak Howard’ın gelişimine katkıda bulunması ise günü değil yarınları düşünen bir isim olduğunun ispatıydı.

 Raptors serisini önceki yazıda anlatmıştık. Pistons serisinin neredeyse tamamına televizyondan çoğumuz şahit olduk. Açıkçası 4-1’i beklemiyordum. Potansiyeline ulaşamadan takım elendi gitti. Özellikle 2. ve 4. maçları elimizle verdik. Normal sezon sonu yazımda eski alışkanlıkları ve başarıları unutup yola yeni başlıyormuş gibi devam etmemiz gerektiğinden bahsetmiştim, bu turda bunu yapamadık. O kadar çok top kaybı yaptık, o kadar çok serbest atış kaçırdık ki, adeta bileti kendi ellerimizle verdik rakibimize. Flip Saunders’ın yukarıdaki sözlerini hatırlayın, Hidayet’e öylesine yüklendiler bu da dengemizi öylesine bozdu ki anlatılacak gibi değil. Diğer 4 pozisyon değil ama 1 numarada tecrübe ve paylaşımın ne denli önemli olduğunu, bir kez daha, ama bu kez çok acı çekerek anladık. Kendi kendine yenilmek bu olsa gerek.

            Sezon boyu kırılan rekorlardan, spektaküler istatistiklerden ziyadesiyle bahsettik de bahsedildi de. Beni bilenler istatistiklerden aşırı haz etmediğimi, takım kimyası ve fikri konulara daha çok ehemmiyet gösterdiğimi bilirler. İstatistik her yerde bulunur ama takım zor olunur. O yüzden yazıda ciddi anlamda istatistiki bilgi arayanlar boşa ararlar.

 Kontratlar, Oyuncu Seçimleri, Piyasa

 Sezonun bitişiyle birlikte Evans, Arroyo, Dooling, Garrity, Augustine, Foyle ve Gortat’ın kontratları da sona erdi. Arroyo çok düşük bir ücrete evet demezse yüzde 1 milyon ihtimalle gönderilecek. Keza Garritty’nin de fikirler değişmez, çok ihtiyaç olmazsa takıma dönmesi zor gözüküyor. Takımın en uzun süreli forma giyen ismi olan Garrity son 4 sezonda diz sakatlığı yüzünden çok çekmiş ve verimli olamamıştı, zaten kendisi de basketbolu bırakma düşüncesinde olduğunu ancak net kararını henüz vermediğini açıkladı. Foyle kalmak istediğini söylüyor ki kalma ihtimali yüksek, Gortat büyük ihtimalle tutulacak, Augustine ile sözleşme yenilenmesi ise beklenmiyor. Dooling ile sözleşme yenilemek istediğimizi Otis Smith zaten 2 hafta önce bir basın toplantısında açıklamıştı. Bu açıklama üzerine Dooling de ayrılmayı düşünmediğini belirtmişti. Asıl sorunu Evans’ta yaşayacağız. Mo piyasayı test etmek ve talipleri görmek istediğini söyledi. Kulislerdeki dedikodular Magic’ten MLE isteyeceği yönünde, o ücret bize yüksek gelecektir, çünkü istediğimiz adamı oyuncu seçimlerinde bulamazsak serbest oyuncu piyasasında bir uzun hedefi mevcut. O para hedefe sekte vurur. 3 milyonun üzerindeki paralara Evans’ın kalma ihtimali yok. Savaşçı bir görev adamı arayan takımlar için Evans biçilmiş kaftan o yüzden kalma ihtimalini %50 gibi görüyorum. Giderse de kalırsa da şaşırmayacağım. Sözün özü Magic çok fazla serbest bütçesi olmamasına rağmen kadro sıkıntısı yaşamayacaktır, iskelet sağlam ve kontratlı bir şekilde yerinde.

             Bu seneki oyuncu seçimlerinde yerimiz 22. sıra, 2. tur hakkımızı geçen sene Miami’ye vermiştik SVG’yi takımın başına getirebilmek için. Önemli ve potansiyelli oyuncuların bulunduğu bu oyuncu seçimlerinde Orlando yerel basınında seçim gecesi takasların muhtemel olduğu konuşulmakta. Oyun kurucu ya da pivot mevkilerine oyuncu ihtiyacı elzem. 22. sırada kalınırsa Koufos, Hibbert, Speights, Ajinca, Robin Lopez pivot, oralara kalırlarsa uzun forvet pozisyonunda Darrel Arthur ve Joe Alexander alternatifleri gözükmekte. Adaylar arasında en potansiyellisi bana göre Koufos gibi duruyor, gerektiğinde, dedim ya bence, 4 numaraya da kaydırılabilecek şutör bir uzun. Ajinca’nın Avrupa kökenli ve o eğitimi almış bir isim olması, Hibbert’ın da tam bir pivot fizik ve yeteneğine sahip olması onları çekici kılıyor. Sanırım 22. sıraya Koufos, Hibbert ya da Robin Lopez’den biri kalacak. 

Öte yandan oyun kurucu ihtiyacını oyuncu seçimleri gecesi gidermek istiyorsak Derrick Rose’dan gerisi bizim işimize asla ve asla yaramaz. Neredeyse hepsi ya 2 numaradan bozma ya da çok kısa. Bize ya 1.90 veya üstü boya sahip fizikli ya da önemli bir pasör gerekiyor. Rose dışında bunları yapabilecek kapasitede bir isim göremiyorum.

 İşte bu nedenlerden dolayı takasla yukarılardan bir seçim hakkı kaparak Brook Lopez, Anthony Randolph ya da Kevin Love gibi isimlere ulaşmaya çalışacağımız kanaatindeyim. Söz konusu takaslara J.J. Redick ve Sign&Trade yoluyla Evans ve Arroyo aday olarak gözükmekte.

 Ben olsam o gece J.J. Redick + 2009 2. tur seçim hakkı karşılığında 7-12. sıralardan birini elde etmeye çalışırdım. Bakalım Otis Smith ve SVG o gece ne dolaplar döndürecek.

 Bu arada Otis Smith’in GM kontratı henüz açıklamayan bir süre uzatıldı. Demek ki DeVos memnun. Bu imza ölü sezon hareketlerini yaparken Smith’i endişeden uzak tutacak ve bizim karımıza olacaktır diye düşünüyorum.

 Velhasıl Kelam

 Sonuç olarak önümüzdeki sezona ilişkin 4 önemli soru kafamıza takılmakta:

 1) Jameer Nelson’ı ne yapacağız ya da Jameer Nelson’la ne yapacağız?

2) Oyuncu seçimlerinde takas yapmalı mıyız yoksa 22. sıra aradığımız uzunu bulmak için yeterli olur mu?

3) Eğer oyuncu seçimlerinde takas yapar ve bu takasta Redick’i de gönderirsek, Evans’ı tutmak için neleri feda etmemiz gerekir?

4) Yedek oyun kurucu sorununu çözebilecek miyiz yoksa sezon boyu yine Dooling’e bel bağlayacağız?

 Bu sorulara verilecek doğru cevaplar ve takaslarda Howard-Lewis-Türkoğlu üçlüsüne dokunmadan yapılacak hareketler bizi geride bıraktığımız sezondan çok daha iyi yerlere taşıyacaktır.

 Bu kez yazımı Hidayet Türkoğlu’nun NBA Stüdyo programında söylediği bir cümleyle bitirmek istiyorum.

 Tekrar görüşmek üzere.

 Sevgi ve umutla kalın.

"Yedek kadroyu güçlendirirsek önümüzdeki sezon daha iyi işler yaparız. İyi bir oyun kurucuya da ihtiyacımız var"

 Not: Bu arada geçmiş olsun dileklerimiz Flip Saunders’a, ama zaten o kravatlarla da olmuyordu.

 
Yazara MesajOkunma: 845
 
  Bölümün diğer yazıları... YazarOkunma
 Kaybolan Sihir – Bir Orlando Magic Analizi (05.06.2010 13:10:06) cenky79470
 Değiştiği Anlaşılamayan Orlando Üzerine (05.11.2009 15:37:19) cenky79738
 Hidayet - Yenge - Toronto - Portland - Orlando (06.07.2009 15:55:11) cenky79828
 Carter Takası, Otis Smith ve Hidayet'in Yolu (26.06.2009 21:06:02) cenky791040
 Usta, Balıkçı ve Nick'in Lanetli Ruhu - LAL - ORL 4. Maç (12.06.2009 13:36:38) cenky79637
 Orlando Magic Salvation - LAL - ORL 3. Maç (10.06.2009 15:33:35) cenky79551
 Savaş Yeni Başlıyor - LAL - ORL 1. ve 2. Maçlar (08.06.2009 21:07:59) cenky79446
 Tahliller ve Reçete - LAL - ORL Eşleşmesi (04.06.2009 19:20:54) cenky79461
 Kral Öldü, Yaşasın Yeni Kral CLE - ORL 6.Maç (31.05.2009 07:08:49) cenky79630
 Lebron Seriye Tutundu - CLE - ORL 5.Maç (29.05.2009 16:45:37) cenky79548
 Kan, Ter ve Gözyaşı - CLE - ORL 4.Maç (27.05.2009 15:13:24) cenky79458
 Sinir Harbini Daha Önce Yaşamış Olanlar Kazanır - CLE - ORL 3.Maç (25.05.2009 18:18:09) cenky79448
 Son Şut Sihri - CLE - ORL 1. ve 2. Maçlar (23.05.2009 14:05:10) cenky79543
 Veni - Vidi - Vici - BOS - ORL 7.Maç (19.05.2009 14:20:42) cenky79499
 Geriden Gel, Maç Senin! - BOS - ORL 5. ve 6. Maç (15.05.2009 20:24:32) cenky79387
 Son Şut Kurbanları - BOS - ORL 4.Maç (11.05.2009 17:01:08) cenky79438
 Orlando'dan Gözdağı - BOS - ORL 3. Maç (11.05.2009 03:14:29) cenky79354
 Doc Rivers'tan Karakter Gösterisi - BOS - ORL 2. Maç (07.05.2009 19:17:08) cenky79423
 Şampiyonun Yüreğine Çizik - BOS - ORL 1.Maç (05.05.2009 19:09:53) cenky79512
 Celtics - Magic Eşleşmesi (03.05.2009 23:37:40) cenky79435
 Magic - Sixers Eşleşmesi (17.04.2009 12:50:42) cenky79678
 Kabustan Umuda (05.03.2009 16:28:56) cenky79608
 Takım Olmak (06.01.2009 15:30:25) cenky79931
 Basketbola Aç, Ortaya Karışık (26.10.2008 03:31:00) cenky79693
 Yaşandı, Bitti… Sezon ve Ötesi… (04.06.2008 22:45:12) cenky79845
 Judgement Day (Hesap Günü) (04.05.2008 09:45:58) cenky79790
 Unut yaşananları ve devam et, öğrendiklerini unutmadan... (18.04.2008 16:45:00) cenky79657
 Bir Lezzet Öyküsü... Ziyafet - Sıkıntı - Yine de Vazgeçilmez Tatlar... (18.03.2008 23:11:23) cenky79876
 Orlando Magic Şifresi (23.01.2008 12:06:02) cenky791332
 Sihirli Değneği Olan Adam (26.11.2007 16:11:46) cenky791285
 Sorular, Cevaplar (01.10.2007) cenky79926
 Rüya - Kabus - Halüsinasyon - Diyet - Resim (14.06.2007) cenky791782
 Güneydoğu Plajda, Ya Siz? (30.04.2007) cenky79892
 Son Viraja Girerken: Play-off Yarışı (03.04.2007) cenky79886
 Adını Siz Koyun... (Rolling Down the Hill - Tepeden Yuvarlanmak) (16.02.2007) cenky791011
 Black Magician (Kara Büyücü) Brian Hill (26.12.2006) cenky791261
 Kabuslar Bitmese de, Korkular Geçmese de... (16.11.2006) cenky79949
 Çok Korkuyorum! (13.10.2006) cenky791363
 Sihir Draft'te de Sürecek mi? (12.06.2006) cenky791257
 Welcome To The Real World (03.04.2006) cenky79971
 Çok Şükür Ya Rabbi!!! (27.02.2006) cenky79883
 HILL Ain't The Man But... (10.02.2006) cenky79785
 Gurbet Ellerde Ziyan Oldum! (17.01.2006) cenky79862
 Tooo Deep WaterHouse Center (30.12.2005) cenky79825
 Orlando'da Neler Oluyor? (12.12.2005) cenky79845
Yarışmaya katılmak için tıklayın...

Bugün maç oynanmıyor


Kapatıyoruz!

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası
[ Sayfalar: 1 - 2 ]

NBA'den ince detaylar...
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ]

NBAKoLik.com Yazı ve Yazarları
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 13 ]

BEKO Basketbol Ligi
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ]

Nets - Takım Analizleri
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 7 ]

Güldüren Şeyler
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 7 ]
Her türlü istek, soru ve eleştiriniz için mail adresimiz; bilgi@nbakolik.com