| | | | Magic
Kral Öldü, Yaşasın Yeni Kral CLE - ORL 6.Maç
| 31.05.2009 07:08:49 | | | Amerikan Basını’na bir tokattır bu seri. Hatta yumruktur birazcık da tekmedir ne yalan söyleyeyim malum yere atılan. Dün Yahoo’da okuduğum bir maç değerlendirmesi sadece Cavs’ten, 5. maçı nasıl kazandıklarından, Lebron James’in ne kadar büyük bir oyuncu olduğundan bahsediyordu. James – Bryant finali geliyor mu diye soruyordu birçok yerde. İşin reyting kaygısı tarafına öylesine kaptırmışlardı ki kendilerini, gözleri süper yıldızların kapışması ihtimali ve üzerinden kazanacakları yeşillerden başka bir şey görmüyordu. Bu maç, bu seri, bu takım onlara yakışan cevap oldu, ilk cümledeki tokat!
Önce kaybeden tarafa bakalım. Lig lideri, her takıma karşı saha avantajına sahip, ilk 2 turu terlemeden geçmiş, Lebron James’in takımı Cleveland. Sezon boyu geçmiş sezonların aksine takım gibi oynamayı başarabilmiş, Lebron James’i gerektiği anlarda devreye sokup dengeleri koruyabilmiş bir organizasyondu Cavs’in ki. İlk 2 turdaki görüntü de böyleydi ama ligdeki 29 takım içinde kendilerine en çok ters gelen takımla baş başa kaldılar Konferans Finalinde. Senelerdir Orlando Magic’ten maç almak adeta Kaf Dağı’nda yetişen nadir bir çiçeği bulup getirmek gibiydi. İşte bu yüzden telaşa kapılmak, takım olmaktan vazgeçmek, rotasyonu daraltmak, her şeyi Lebron’a bırakmak sonları olur diye uyarmış, Orlando için verdiğimiz reçeteye bunları koymuştuk. Ama en başta bırakın Lebron tek başına oynasın, paylaşamasın demiştik. Bunları söylerken de çıkış noktamız hep ne kadar süper bir yıldız olursanız olun tek başınıza bir seriyi kazandıramayacağınız düşüncesiydi. Dediğimiz de oldu. 2. maçı son saniyede mucizevi bir şekilde aldı Lebron, 5. maçı da son çeyrekte coşarak getirdi ama Cavs yoktu sahada sadece Lebron’dı savaşan.
Koç Mike Brown Yılın Koçu ödülünü ne kadar hak etti sorularını getirdi aklımıza. Elinde Gibson gibi Magic’e karşı oynadığı her maçta sorun çıkarmış bir üç sayı makinesi varken 2 maçta onu hiç düşünmemesi, iyi oynarken kenarda unutması Lebron dışındaki tek avantajını aldı götürdü Cavs’in. Lebron’ı hücumda diri tutmak uğruna Hidayet’i West’le tutması 1 değil 2 eşleşeme sorununa neden oldu. Hem Lewis hem de Hidayet domine ettiler savunmacılarını ve Cavs’in savunma dengesini bozdular. Brown’ın en iyi yaptığı şey seri boyunca Howard’a çok çabuk yardım getirip, ikili, üçlü sıkıştırmalar yapmaktı. Dışarı pas çıkarma alışkanlığı olmayan Howard hem kendi zorlandı hem de takımını çok zorladı, bu son maçtan bahsetmiyorum tabii ki, bu maç tarihe not düşülen, belki de yeni bir çağın açıldığı istisna çünkü Howard açısından.
Bu kadar yanlış yapan, psikolojik açıdan rakibinden geri kalmış ve tek bir adama bağımlı bir takımla oynarken hem kadro hem de Koç farkı ortaya çıkıyor. Van Gundy de sırf bu seri boyunca değil hem playofflar hem de normal sezon boyunca gördüğümüz, maça hâkim olma, kontrolünde tutma, çoğu zaman doğru zamanlama ile oyuncu değiştirme ve maç önü – maç sonu demeçlerdeki mesaj dolu açıklamalar onun Pat Riley’nin yanında o kadar sene boş boş oturmadığını ve Riley’den çok şey öğrendiğini gösteren donelerdi. Eşleşme sorunları, psikoloji ve Koç açısından önde olan takım Magic’ti bu seride özetle. Oyuncu yapılarını gözden geçirdiğimizde 4 isim benim adıma sakin ve soğukkanlı ruh halleriyle ön plana çıkıyordu: Hidayet, Lewis, Lee ve Pietrus. Lee ilk turdaki kadar ekin olmasa da ciddi katkı verdi savunma tarafında ve oyunun kitlendiği andaki stop cemşatlarıyla. Driplingi kesip aniden çıkardığı şutlarda muazzam isabet bulması onun gelecek kariyerinde kontratına sıfırlar ekleyecek bir unsur şüphesiz. Ama diğer üç adam söylenecek ne olabilir ki!
Pietrus bu seride tek başına tüm Cavs benchinden fazla sayı attı. Rashard Lewis kim savunursa savunsun hep şutlarını aynı yüz ifadesiyle soktu. Hele 1.ve 4. maçta son saniyelerde soktuğu 2 üçlük var ki anlatmaya da anlamaya da ömür yetmez. Ve tabii ki Hidayet Türkoğlu. Serinin de Orlando’nun da dümeni ondaydı. Brown’ın onu West ile tutmaya karar vermesi bir anlamda Orlando’ya büyük final için ön rezervasyon oldu. Hidayet kendisinden uzun ya da en az kendi boyunda adamlar tarafından el kaldırarak savunulduğunda pas etkinliği azalan bir oyuncu. Eşleşmesinde kısa boylu bir adam yakalarsa, sahayı yukardan ve geniş açıdan görünce takımı çok rahat oynatabiliyor. Şu seride maç başına ortalama 15 kez boş adam bulmayı başardı Hidayet. Boş derken bomboş demek istiyorum, etrafında kimse olmayan, şuta ya da penetreye müsait adamlar. Aynı Hidayet West’in savunmasında topu Howard’a da çok rahat indirdi. Zaten eğer bir Orlando hücumunda Howard hemen hücumun başında topa dokunuyor ve birebir yakalıyorsa ya da topa 2. kez değme fırsatı buluyorsa pota altından ya faul düdüğü ya da basket çıkıyor. Bu avantajı kullanmayı düşünen ilk adam he daim Hidayet oldu, ikinci isimse Lewis’ti. Bu iki sakin adam inanılmaz mental katkı yaptılar arkadaşlarına. İlk 5 maçın tamamında devreye mağlup girip üçünü kazanmaları da onların sakin ve telaşsız oyunlarının etkisiyle büyük oranda. Pietrus’a her baktığımda, onun alışık olmadığımız savunma alevini ve skor potansiyelini özellikle de köşe üçlüklerini gördüğümde hem seviniyor hem de üzülüyorum. Şu takımda bir de bu sezon Atlanta’da harcanan Evans olsa ne güzel olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Ama Pietrus her türlü övgüyü hak eder durumda, hakkını yememek gerek.
Ve illaki de serinin adamı Dwight Howard. Kendini maça verdiğinde onu durdurmak imkânsız. Yapacağım dediğinde isterseniz dörtlü sıkıştırma getirin, o istediğini muhakkak yapacaktır. Gerçekten Süpermen olmaya doğru gidiyor. Shaq’tan sonra ne Orlando ne de NBA böylesini görmedi. Shaq’ın yapamadıklarını da yapmaya niyetli. Bu gece aniden bir Tim Duncan bir Kevin Garnett hüviyetinde pas çıkardı arkadaşlarına, oyunları adeta boyalı alandan kurdu. Böyle oynamaya devam edebilirse kimse tutamaz onu, sen bile tutamazsın, yıldızlar tutamaz! Bugün Kral öldü, yaşasın yeni Kral! Yeni Kral Süpermen!
Orlando Magic Büyük Üçlüsü önderliğinde NBA Finalleri’ne yükselmeyi başardı. Tam 14 yıldır bu büyük günü bekliyorduk. Önümüzde 5 gün var finaller başlayana kadar. Artık sevinme, artık 95 akımıyla 2009 takımını kıyaslayıp keyiflenme, artık Doğu’nun en büyüğüyüz diye bağırma, artık kendinden geçme zamanı.
4-0’la bitmeyecek, her maçı kafa kafaya geçecek 2 dengeli kadronun kapışmasını seyredecek olmanın verdiği basketbol huzuruyla,
Görüşmek üzere!
Not1: Final reçeteleri hafta içi buradan bulunabilir.
Not2: Bu galibiyet bana bir takım elbise kazandırdı, bknz 5.maç yazısı.
Cenk Yavuz |
| | | | Yazara Mesaj | Okunma:
630 | | |
| Bölümün diğer yazıları... | Yazar | Okunma |  |
Kaybolan Sihir – Bir Orlando Magic Analizi (05.06.2010 13:10:06) |
cenky79 | 470 |  |
Değiştiği Anlaşılamayan Orlando Üzerine (05.11.2009 15:37:19) |
cenky79 | 738 |  |
Hidayet - Yenge - Toronto - Portland - Orlando (06.07.2009 15:55:11) |
cenky79 | 827 |  |
Carter Takası, Otis Smith ve Hidayet'in Yolu (26.06.2009 21:06:02) |
cenky79 | 1040 |  |
Usta, Balıkçı ve Nick'in Lanetli Ruhu - LAL - ORL 4. Maç (12.06.2009 13:36:38) |
cenky79 | 636 |  |
Orlando Magic Salvation - LAL - ORL 3. Maç (10.06.2009 15:33:35) |
cenky79 | 550 |  |
Savaş Yeni Başlıyor - LAL - ORL 1. ve 2. Maçlar (08.06.2009 21:07:59) |
cenky79 | 446 |  |
Tahliller ve Reçete - LAL - ORL Eşleşmesi (04.06.2009 19:20:54) |
cenky79 | 461 |  |
Kral Öldü, Yaşasın Yeni Kral CLE - ORL 6.Maç (31.05.2009 07:08:49) |
cenky79 | 630 |  |
Lebron Seriye Tutundu - CLE - ORL 5.Maç (29.05.2009 16:45:37) |
cenky79 | 548 |  |
Kan, Ter ve Gözyaşı - CLE - ORL 4.Maç (27.05.2009 15:13:24) |
cenky79 | 458 |  |
Sinir Harbini Daha Önce Yaşamış Olanlar Kazanır - CLE - ORL 3.Maç (25.05.2009 18:18:09) |
cenky79 | 448 |  |
Son Şut Sihri - CLE - ORL 1. ve 2. Maçlar (23.05.2009 14:05:10) |
cenky79 | 542 |  |
Veni - Vidi - Vici - BOS - ORL 7.Maç (19.05.2009 14:20:42) |
cenky79 | 498 |  |
Geriden Gel, Maç Senin! - BOS - ORL 5. ve 6. Maç (15.05.2009 20:24:32) |
cenky79 | 386 |  |
Son Şut Kurbanları - BOS - ORL 4.Maç (11.05.2009 17:01:08) |
cenky79 | 437 |  |
Orlando'dan Gözdağı - BOS - ORL 3. Maç (11.05.2009 03:14:29) |
cenky79 | 354 |  |
Doc Rivers'tan Karakter Gösterisi - BOS - ORL 2. Maç (07.05.2009 19:17:08) |
cenky79 | 422 |  |
Şampiyonun Yüreğine Çizik - BOS - ORL 1.Maç (05.05.2009 19:09:53) |
cenky79 | 511 |  |
Celtics - Magic Eşleşmesi (03.05.2009 23:37:40) |
cenky79 | 435 |  |
Magic - Sixers Eşleşmesi (17.04.2009 12:50:42) |
cenky79 | 678 |  |
Kabustan Umuda (05.03.2009 16:28:56) |
cenky79 | 608 |  |
Takım Olmak (06.01.2009 15:30:25) |
cenky79 | 930 |  |
Basketbola Aç, Ortaya Karışık (26.10.2008 03:31:00) |
cenky79 | 693 |  |
Yaşandı, Bitti… Sezon ve Ötesi… (04.06.2008 22:45:12) |
cenky79 | 844 |  |
Judgement Day (Hesap Günü) (04.05.2008 09:45:58) |
cenky79 | 789 |  |
Unut yaşananları ve devam et, öğrendiklerini unutmadan... (18.04.2008 16:45:00) |
cenky79 | 656 |  |
Bir Lezzet Öyküsü... Ziyafet - Sıkıntı - Yine de Vazgeçilmez Tatlar... (18.03.2008 23:11:23) |
cenky79 | 876 |  |
Orlando Magic Şifresi (23.01.2008 12:06:02) |
cenky79 | 1331 |  |
Sihirli Değneği Olan Adam (26.11.2007 16:11:46) |
cenky79 | 1284 |  |
Sorular, Cevaplar (01.10.2007) |
cenky79 | 926 |  |
Rüya - Kabus - Halüsinasyon - Diyet - Resim (14.06.2007) |
cenky79 | 1782 |  |
Güneydoğu Plajda, Ya Siz? (30.04.2007) |
cenky79 | 892 |  |
Son Viraja Girerken: Play-off Yarışı (03.04.2007) |
cenky79 | 885 |  |
Adını Siz Koyun... (Rolling Down the Hill - Tepeden Yuvarlanmak) (16.02.2007) |
cenky79 | 1010 |  |
Black Magician (Kara Büyücü) Brian Hill (26.12.2006) |
cenky79 | 1261 |  |
Kabuslar Bitmese de, Korkular Geçmese de... (16.11.2006) |
cenky79 | 948 |  |
Çok Korkuyorum! (13.10.2006) |
cenky79 | 1363 |  |
Sihir Draft'te de Sürecek mi? (12.06.2006) |
cenky79 | 1257 |  |
Welcome To The Real World (03.04.2006) |
cenky79 | 970 |  |
Çok Şükür Ya Rabbi!!! (27.02.2006) |
cenky79 | 883 |  |
HILL Ain't The Man But... (10.02.2006) |
cenky79 | 784 |  |
Gurbet Ellerde Ziyan Oldum! (17.01.2006) |
cenky79 | 862 |  |
Tooo Deep WaterHouse Center (30.12.2005) |
cenky79 | 825 |  |
Orlando'da Neler Oluyor? (12.12.2005) |
cenky79 | 845 | |
|
 | Bugün maç oynanmıyor
 |
|