http://www.beceriklialetler.com
Ana Sayfa
FORUM
Yarışma
NBA Tarihi
Full Maç Linkleri (YENİ)
NBAKoLik Kadrosu
Emekli Formalarımız
 
Kullanıcı Adı
Şifre
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 

Sitede yer alan "Full Maç Linkleri" bölümü sizin için işlevsel midir?
Evet
Hayır
 

 76ers

Yumruğu ağzına yemeden önce herkesin planı vardır!

24.08.2009 01:59:14
 
Hava sıcak… Yanımda Absinth gibi %80 alkollü Tariş Limon kolonyası… İçip içmemek arasında gidip geliyorum… Her ay bir şişe kolonya bittiğinden valide evhamlanmış “Kolanın, gazozun içine katmıyon dimi?” diyor… Esasen tuzlasam tadı tekilaya ne kadar benzer diye merak etmiyor değilim…

Son dönemde kısa, öz, vurucu, Mustafa’ya laf sokucu yazı anlayışını düstur edinmemiz sebebiyle uzun eserler bırakamadık sonraki nesillere… Bu yazıda telafi edilecek, zira konuşulacak çok şey var. Kronolojik sırayla gitmekte fayda görüyorum.

Koç Seçimi: Eddie Jordan

Benim fikrimce adaylar içerisinde iki önemli isim vardı. Tom Thibodeau ve Eddie Jordan. Doug Collins de benim yaklaştığım isimlerdendi ama Stefanski’nin listesine hiç giremedi…

Ben savunmanın demir gibi olması için hep Tom Thibodeau’yu destekledim. Jordan’ı sevmediğimden değil… Zaten geçen sezon Jordan kovulmadan çok önce (en altta) keşke gelse demiştim. Thibodeau savunma anlamında bu takıma çok şey katabilirdi. Ben Thibodeau’yu istesem bile Stefanski Jordan’ı seçerek mantıklı hamleyi yaptı. Neden?


1) Playoff’da Miller, Dalembert gibi bir maç yaptığı savunma öbür maçı tutmayan adamlara rağmen takım savunma setlerini uygulama konusunda gayet başarılıydı. Bu yüzden hücumun üstüne eğilmek gerektiğini düşündü.

2) Thibodeau sonuçta bir asistan koç. Playoff tecrübesi? Hücum şeması? Takıma uygunluğu? İletişim yetenekleri?

Stefanski takımın karakterine uygun en iyi koçu seçti ve diğer koçlarda başarı şansının daha düşük olduğunun farkındaydı. İlk görüşmede 4 saat boyunca taktik tahtası üzerinde konuştular. İkinci görüşmede de pürüzleri halledip, duyuruyu yaptılar. Stefanski’nin bir koçta aradığı 1 numaralı özellik iletişim yeteneklerinin üst seviyelerde olmasıydı. Jordan şimdiye kadar verdiği izlenim bile oyunculara eğilme konusunda sorunsuz olduğunu kanıtlıyor. Hatırlarsanız Matt Barnes Warriors’a gittiğinde Cheeks’in bu konuda ne kadar yetersiz olduğunu belirten demeçler vermişti.

Kendisi ile 3 yıllık 10.1 Milyon $ değerinde kontrat imzalandı. Wizards’tan hala para aldığı için 76ers bunun 2 Milyon $’ını ödemeyecek. Maddi yanını bir tarafa bırakıp sistem tarafına geçersek;

Princeton Hücum’un babası Pete Carril’in öğrencisi olan Jordan bu sistemi takıma adapte etmeye çalışacak. Fakat Pete Carril etkili değişiklikler yapılmadan NBA’de Princeton ile başarı yakalanamayacağını itiraf ediyor. Örneğin Lakers’ın üçgen hücumu Princeton karakterli… Bu yüzden Eddie Jordan’ın işi sadece taktik tahtasında bitmiyor. “Her takımın kazanma formülü ayrıdır, o formülü bulacağız.” demecine bakılırsa kendisi durumun da farkında… Öte yandan oyuncular kendini bu sisteme adapte edebilirse bir daha standart NBA hücumuna dönmek istemeyeceklerini belirtti.

Özellikle Jordan’ın “24, 48, 82 organize olmak. 24 saniye, 48 dakika, 82 maç organize olmalıyız. Oyunu hücumla yönetmelisin. Savunma büyük etken. Bu takım şimdiden savunma oyuncuları üzerine kuruldu. Bu yüzden hücum savunmaya yardımcı olmak zorunda.” demeci Stefanski ile Jordan’ın kafasının birbirine uyduğunun diğer bir ispatı.

Eddie Jordan mağlup dereceye sahip bir koç olmasına rağmen kötü bir koç değil. 230 galibiyet, 288 mağlubiyet… Kariyerinin ilk yıllarında Sacramento kariyerini zaten tartışmaya pek gerek yok. Kovulduktan sonraki sezon o kadronun Chris Webber eklenmiş haline Adelman aynı sayıda galibiyet aldırabildi. Washington kariyerine bakarsak;

Sakatlıklardan çok çektiklerini biliyoruz ama esas sorun pota altı savunmasını bir türlü sertleştiremeyişlerindeydi bana kalırsa. Eldeki oyuncular da buna hiç imkân vermedi. Wizards’da uzun oyuncu imza/takas kararlarında Jordan’ın etkisi nedir bilmiyorum. Princeton’a göre sahadaki uzunlar ortalama pasör olmalıdır. (Divac-Webber) Örneğin Wizards’ın en başarılı olduğu yıl Jeffries 2, Jamison 2.3 asist ortalamasında oynuyordu. Jeffries gittikten sonra uzun rotasyonundaki “joker” oyuncusunu da kaybettiler zaten. Pota altı savunmacıları da stabil savunmacılar olmadığı için dönem dönem yaptıkları sert savunmayı uzun periyotlara yayamadılar.

Öncelikli olarak Jordan şuanki sistemi şekle sokacağı için oyuncuları yavaşlatmak gibi bir düşüncesi yok. Aksine daha hızlı, daha yüksek pozisyonlu bir takım haline getirmeye çalışıyor. Hızlı kelimesini gördüğünüz anda Phoenix, GSW, Knicks gibi takımları aklınıza getirmemenizi diliyorum. Zira burada hızdan kasıt yarı saha hücumda aşırı hareketli oyuncular. Bu yüzden oyuncular çok daha müsait pozisyonlarda topla buluşuyorlar. Sabit Hareket! Green de “Wizards’la oynarken oyuncular her hücumda 2-3 kere rahat pozisyonlarda topla buluşuyorlardı” dedi. Bu yüzden Iguodala, Thad, Dalembert gibi koşucuların olduğu bir takım yarı sahada dinamik olmak zorunda, olmalı da… Hızlı ve hareketli olunduğu için takımın şut sayısında artışlar meydana gelecek.

Savunma konusunda Jordan’ın önceliği bireysel savunma… Takım savunması beraber hareket etme olarak normal seviyede. Jordan’ın yoğunlaşmak istediği konu dış alan savunması ki takımın sorunlu olduğu yer de burası. İlk dribble’ı savunmacı birebir kesebilirse dış alan savunması %80 tamamlanıyor. Bu yüzden PG mevkisi etkili savunmacı olmak zorunda. Geçen sene yardım savunmasındaki saçmalıklar yüzünden Ray Allen ve Rashard Lewis’den çok şahane gamewinner’lar yendi. Kısacası bireysel defans kampta yoğunlaşılacak temel şey.

"Iguodala’nın takımın lideri olmasından memnunum. Eğer takımın lideri savunmacı biriyse diğer tüm oyuncular savunma konusunda onu takip ediyor." – Eddie Jordan

Öte yandan oyuncu geliştirme konusunda, daha doğrusu All-star kapasiteli oyuncuların bulunduğu takımlarda hepsini birden yüksek seviyelerde oyun oynatabiliyor. Larry Hughes Wizards’da 12 sayı civarında gezinen bir oyuncu iken Jordan geldikten sonra sayı ortalamasını 18 ve 22’ye yükseltti. Butler, Arenas, Jamison üçlemesi hem istatistik hem oyun bazında rahat oynadı. Bu etken de 76ers için çok önemli. Iguodala, Tedüz, Brand maç başına 58-60 sayı üretmeli, önümüzdeki sezon olmasa da zamanla...

Eddie Jordan kendisi Princeton Hücumu şöyle anlatıyor.

Eddie Jordan’ın planı var gibi gözüküyor. Yalnız ünlü düşünür Mike Tyson’un vecizesini dile getirmek isterim…

Yumruğu ağzına yemeden önce herkesin planı vardır…

Yardımcı koçlar konusunda Jordan’ın Wizards’daki baş asistanı Mike O’Koren takıma dâhil edildi. 2003-04 sezonunun bir bölümünde koçluk yapmış Randy Ayers da Jordan’ın yardımcısı. Bunlara ilave Aaron Mckie ve Jim Lynam eklendi… Jeff Ruland, John Loyer ve Bernie Smith'e çok büyük ihtimal yol verildi.


Reggie Evans – Jason Kapono Takası

Bu takası Aralık 2008’de keşke olsa diye ortaya atmış idim. Evans’ın yanına ikinci tur hakkı koymuştum ama gerek yokmuş. Reggie Evans hem Brand, Jason Smith’in dönüşü hem de Speights’e 4 numarada süre açmak için gönderilmesi farz olmuştu. Geçen Playoff ve sezonda rezalet performansı, hücum için abuk subuk zorlamalarda bulunması da cabası. Thad’i 3 numarada yedekleyecek ve şutör bir oyuncunun alınmasına ihtiyaç vardı. Jason Kapono bu yüzden mükemmel tercih.

Neticede adam üçlük olarak kariyerinin en kötü yılında %39, en iyi yılında %51 ile üçlük atan bir organizma. Brand’i rahatlatmak için Evans verip de alınacak daha iyi bir oyuncu yok doğal olarak. Kapono’nun kontrat uzunluğu Evans ile eşit, yani 2 yıllık.

Jrue Holiday

Guard rotasyonu çok zayıfken draft’ta seçilecek mevki de belliydi haliyle. 17. sıraya kalabilecek guard’lar Ty Lawson, Darren Collison, Eric Maynor, Jeff Teague gibi gözükürken bir anda Yeşil Oda’daki son oyuncu Jrue Holiday ele avuca geldi…

Bu arada son 3 draft’tır tam aradığımız pozisyonunun draft’ta bol olması da garip bir şey. 2007 Draft’ında hücum + savunmacı SF ararken Tedüz, 2008 Draft’ında PF ararken Speights gibi volelerin vurulması dikkatlerden kaçmasın. Kısacası draft sıraları oyuncu değeri olarak iyi kullanılıyor ki önemli mevzu.

Açıkça söylemek gerekirse guard’lar bol olduğu halde Holiday hariç hiçbiri potansiyel vaat etmiyordu. Stefanski’nin kafasında zaten 12. veya 13. sıraya çıkıp Jrue Holiday’i almak vardı, o olmazsa 17’den Lawson’u seçmek… Lawson da iyi eleman, geçen yazıda da ismini zikretmiş idik. Ama Jrue kadar potansiyel vaat etmiyor. Stefanski de zaten Lawson’un Jrue’ya nazaran önümüzdeki sezona daha hazır olduğunu kendi ağzıyla söyledi. Fakat burada genel olarak herkesin atladığı birkaç durum var. NBA’de 6’4 boyunda, oyun kurucu yeteneklerine sahip savunmacı guard’lar sebil gibi akmıyor. Sırf bu yüzden bile 15 dakikası banko kendisinin. Bunu daha yukarı çekebilmesi artık bulunduğu ortama ve o ortamı ne kadar değerlendirebileceğine bağlı.

17’ye düşmesinin sebeplerine gelirsek; UCLA’da Darren Collison’un geçen sene NBA’e gideceği düşünüldüğü için Jrue oraya geldi. Fakat Darren draft’a girmekten vazgeçince SG oynamaya zorlandı. Bu yüzden NCAA PG tecrübesi olarak GM’ler arasında bir çekince yaratıyor. Zaten Stefanski pek çok takımın draft listesinde SG olarak geçtiğini söyledi. İstatistikleri açıkçası hiç önemli değil. İlerleyen satırlarda geçen sene 4. sıradan seçilen Russell Westbrook ile kıyaslayınca işler garip hal alacak.

Öncelikle bir konuyu netleştirelim. Jrue Holiday saf oyun kurucu! Böyle oynamak istiyor, 76ers onu öyle kullanmak istiyor. Şut mekaniği çok iyi, üstüne eğilirse 2 sene sonra çok etkili vurabilir. Pick&roll oynayabiliyor, savunması demir gibi, oyun zekası yüksek, bencil değil, kazanma kültürüne sahip, iş etiği üstün, saha görüşü, uzun kolları ve ribauntçu olması artı yönleri.

Artılarından belki de en önemlisi sağlam karakterli ve iş etiğine sahip olması... Bunlara ilave olarak şimdiye kadar hiçbir saha dışı rezalete imza atmamasıdır sanırım.

Eksi yönleri ise daha önce belirttiğim gibi hemen katkı beklenmiyor. Şut yüzdesi kötü ama mekaniği düzgün olduğu için düzeltilebilir bir sorun. DiLeo bile ilk yılda gözle görülür katkı vermeyeceğini söylediği halde Jrue direkt olarak katkı verebileceğini belirtti.

Yukarıda bahsettiğimiz duruma dönersek; Malum Russell Westbrook ile çok benzer oyuncular ki ikisi de UCLA’den mezun oldu.

Lisede son yılında;

Westbrook 25.1 sayı, 8.7 ribaunt, 2.3 asist, 3.1 top çalma ile oynarken
Jrue          25.9 sayı, 11.2 ribaunt, 6.9 asist, 4.8 top çalma ile oynadı.

Westbrook NCAA’de ilk yılında 9 dakika oynayabildiği için ilk yıllarını kıyaslayamıyoruz. O yüzden Westbrook’un 2. yılındaki istatistikleri ile Jrue’un ilk yılındaki verileri kıyaslayalım.

2. yıl Westbrook: 33.8 dakika, 12.7 sayı, 3.9 ribaunt, 4.3 asist, 1.6 top çalma…
1. yıl Jrue:          27.1 dakika, 8.5 sayı, 3.8 ribaunt, 3.7 asist, 1.6 top çalma…

Eğer 19 yaşındaki bu eleman 1 sene daha UCLA’de kalsaydı Collison’un gidişiyle + rahat fikstürle + daha çok antrenman şansıyla hayvani ortalamalar yakalardı. 2010 Draft’ında da kaçıncı sıradan seçildiğini ağız suyuyla izlemek bize düşerdi. Daha önce söylediğim gibi… Thaddeus Young gibi bir hediye olması imkânsız değil. Zira şuanda ettiğim lafların birçoğunu Tedüz için de söylemiştim. Jrue ile ilgili bir video var altta…



Why so serious? Lets put a smile on that face!

Malumunuz 2 senedir Andre Miller hakkındaki serzenişlerim devam ediyor. Brand geldikten sonra çözüm üretebilecek kapasitede bir oyun kurucu olduğunu düşünüp kendimi kandırmış idim. Her yazımda dediğim gibi Stefanski de benim gördüğüm sorunları gördüğü için 1 yıllık 6~8 Milyon $ arası bir kontrat önerildi, bence kibarca kapı gösterildi. Bu yüzdendir ki Andre Miller Portland’a gider gitmez bikbikbik ötmeye başladı. Takımın bu ölü sezonda 1 numaralı ihtiyacı PG olduğu halde neden kapı gösteriliyor? Biraz aynaya bakması lazım… Her neyse 1 yıllık kontratın amacı da takımda PG alternatifi olmayışı ve 1 sene sonra MLE kullanarak alınabilecek oyun kurucu sayısının fazla olmasıydı. Ekselanslarının 3 yıllık 30 Milyon $ istediğini de şuraya iliştirelim. 

Varan 1  "Geçen sene hatırlayanlar bilirler… Billy King’in gönderilmesinin ardından Stefanski ile konuştuktan sonra Andre Miller’ın performansında hayli artış olmuştu. Amaç belli: “Değerini ispat et, kontratını uzatalım.” Yazın menajeri yoktu filan derken konu arada kaynadı. Alttan gelen Louis de Stefanski’nin gözünü açınca Miller “harcanabilir” konuma geldi… Nispeten hıncını mı çıkarıyor Miller bilmiyorum ama keyfi hareket etmeye devam ettiği müddetçe kendine yarardan çok zarar getirdiğini umarım fark eder…

Sağolsun beni yanıltmadı…

Ortalıkta Portland Hidayet’i aldıktan sonra sign&trade ile Miller’a gideceğini söyleyen insider’lar vardı. Blake + Webster veya Outlaw’lı bir takas pakedinden bahsediliyordu ki çok şık olurdu. Özellikle oyun kurucu ve %42 üçlük atan Blake Stefanski’nin esas önceliğiydi. Portland insider’ları takımın Andre Miller’la ilgilenmediğini belirtseler de imzayı attırdıktan sonra bana pek inandırıcı gelmedi bu bahane. Zaten deadline’da Stefanski Portland’a Bayless + Lafrenz karşılığı teklif götürmüş Portland reddetmişti. Daha sonra Rodriguez + Lafrenz önerildiğinde de Stefanski geri adım atmıştı.

Öte yandan radyoda Stefanski Bucks’un Miller karşılığı Ridnour önerdiğini duyurmuş idi. Stefanski de bu noktada Ridnour’un katkı vermesi şüpheli 6.5 Milyon $’lık kontratını almak istemedi diyorum.

Öte yandan Eddie Jordan hiçbir şekilde Andre Miller’a olumlu yaklaşmıyordu. Princeton’da uzunlar pasör olmak zorunda olduğu kadar tepe oyuncularının da şut atma mecburiyeti var. Gerçek oyun kurucu olmayabilir. Derek Fisher oyun mu kuruyor yoksa pas sirkülasyonunu devam mı ettiriyor… Bence ikincisi… Miller hiçbir zaman böyle bir oyuncu olmadı. Topu elinde tutan saf oyun kurucuların bir seviye düşüğü oldu. Takımını bir seviyeye getirdi ama kendini değiştiremediği için takımları da kendi gibi sıkışıp kaldı.

Louis Williams bu işi kıvırabilir mi bilinmez fakat 35 dakikası garanti… Andre Miller’dan boşalan 36 dakika bir yerlere gidecek doğal olarak… Fantezicilere duyurulur… 15 sayı, 6 asist’i veya 17 sayı, 5 asisti banko! Daha üstüne çıkıp çıkamayacağı topsuz oyunda ne kadar uyumlu olacağına bağlı. Netice olarak 4 yıldır Lou ilk defa ateşe atılmış, harika bir imkân yakalamış durumda. Kendisi de farkında ki Paul, Billups, Rose, Rondo, Deron kasetlerini yalayıp yutmaya başlamış. Tedüz’ün izleyiciye ve teknik ekibe hissettirdiği özgüveni bu sene kendi de verebilirse ufku epey açılacaktır. Eğer başaramazsa sonraki sezon Chris Duhon veya Steve Blake’in yolları Pennslyvania’ya düşer.

Öncelikle umut vadeden noktalar yok değil. Örneğin Lou’nun asist/top kaybı oranı dakikalarının yarısını SG’de geçiren bir oyuncu için çok iyi. Diğer nokta ise Princeton’un saf oyun kurucuya ihtiyaç duymaması. Lou 2’li, 3’lü oyunların ardından etrafındaki oyuncuları gördüğü sürece pek sıkıntı olmaz. Daha açıkça izah etmek gerekirse:

En üstteki videoyu izlediyseniz Princeton adım adım ilerleyen bir hücum sistemi. İlk iki pasın ardından bile hücum koşulları sağlanmışsa şut çekilebilir. Yani 4 pasın ardından hazırlanan set oyunlarından bahsetmiyoruz. Lou Williams bu zinciri kırmadan elinde tutabilirse 76ers için yeterli olacak gibi gözüküyor.

Ve beklenen oldu! Dalembert Warriors’a takas edildi!


Çok isterdik ama olmadı. Anthony Morrow idol olarak Dalembert’i örnek almış. Kendisi hakkında alttaki senaryolar gündeme geldi.

Dalembert + 17 = Nazr + Radmanovic + 12
Dalembert = Dampier
Dalembert + Lou = Michael Redd

Takas edilememesinin esas nedeni kontratında bulunan %15’lik trade kicker. Dalembert 2 yılda 23.5 Milyon $ alacak. %15’lik trade kicker ile bu rakam 27 Milyon $’a fırlıyor. Dalembert sezon içinde takas edilmek istediğini belirtmişti. Sebebi ise çok üzücü… 76ers potansiyelini tam olarak kullanamıyormuş.

”Takas istedim çünkü potansiyelimi tam olarak kullanmıyorlar. Eğer takas edilmezsem bu beni üzmez. Benimle yoyo gibi oynarlarsa kaybediyoruz. İnanın kazanırken dünyanın en mutlu insanı benim. Skorerlere sahibiz, bu adamlara bu yüzden para ödüyoruz, bu onların işi. Benim işim savunmayı kontrol etmek.” Sam Dalembert

Ben artık kendisinin ne istediğini idrak edemiyorum. Brand geldikten sonra hücumda aktif rol almak istediğini belirtti. Dönüp şöyle bir baktığımda o zaman şartlar ne ise bugün de aynı. Kendisi de ne istediğine bir ara karar verirse bende ona göre analiz yapacağım inşallah.

Brand: Gergin gözüküyorsun. Yaralar yüzünden mi?

Brand konusunda gelen haberlere göre Andes Dağları'nda kendini börtü böceğe vermiş. 2 sakatlıktan da tamamen kurtulduğunu söylüyor da dinamikliğinden ne götürdü onu sahada görmeden bilemeyeceğiz. Jordan önümüzdeki sezonda ise Brand’in daha çok ikili oyunlarda kullanılacağını belirtti. Kobe&Gasol yada Kobe&Odom’un birlikte yaptıkları gibi. Princeton’da uzunların pas yeteneğine ihtiyaç duyulduğu için Brand 5 numarada uzun süreler oynayacak. Öte yandan Brand’in skor üretimi çoğunlukla pivotal yollardan olduğu için bu durumun onu rahatsız edeceğini sanmıyorum.

"Brand’in en önemli görevi hareket içinde olmak ve hücumda takım arkadaşlarını yönlendirmek. All-Star’lar her hücum sisteminde sayı üretim yolları bulurlar fakat takım arkadaşlarını ne kadar rahatlatırsa kendi de o kadar rahatlar." – Eddie Jordan

Varan 2  "Öncelikle hücumu sete yayıp, Brand’e top indirip, aptal aptal pas beklemeyle sezonun başında galibiyetin gelmediğini sanırım nihayet anladı tüm kadro. Bu yüzden asıl düşünülmesi gereken Brand’e top indiği anda o topu potaya nasıl ulaştırdığı değil hücuma nasıl yön değiştirttiği olmalı… Yani bu adama daimî skor opsiyonu gözüyle bakmak takıma zarar verdi ve vermeye devam edecek. Sezon başından beri dillere pelesenk olan “uptempo” zımbırtısının önemi de burada ortaya çıkıyor. Bir hücumda kaç pas yapılır, oyuncuların hareket akıbeti, diğer adamların bunlara uyumu… Brand’in asist yapmasından bahsetmiyorum bu kısımda… Yapacağı 3-4 asistte değil gözüm… Amaç rakip savunmayı oyuncuyla değil sürekli olarak topla meşgul etmek."

Sağolsunlar yine yanılmadım. Ben o satırları yazdığımda Brand 16 sayı, 10 ribauntla oynuyordu. 20 sayı, 12 ribaunt’la oynasaydı bile durum değişmeyecekti. Oynadıkları oyunu rakip takımın rahatça savunabileceğini görmek için çok enerji harcamak hiç gerekmedi.

Brand'in takas olacağına dair dedikodular çıktı geçenlerde. Böyle bir şey yok... Fakat Brand konusunda başka takımların takas teklifleri var. Son 164 maçının 127'sini oynamamış, daha 4 yıllık hayvani kontratı olan bir oyuncu için teklifler geliyor.

Ölü sezon hamleleri

Draft gecesi ikinci turdan pick alabilmek için çok uğraştılar.  Büyük ihtimal Jodie Meeks için… 3 Milyon $ civarında bir para gözden çıkarıldı, Ed Snider da destekledi fakat alınamadı.

Öte yandan Hakim Warrick ve C.J Watson’la ilgilenildi. İkisi ile de 1 yıllık kontrat imzalamakta diretildi. Hakim Warrick’e olan ilgiye anlam veremedim fakat C.J Watson PG yedeği olarak rahatlatıcı olabilirdi. Neticede ölüsezon devam ediyor, gelmesi konusunda hala ihtimal var.

Veteran Minimum ile Primož Brezec kadroya dâhil edildi. Dalembert’in performansına göre maç başına 10 dakikadan fazla süre alabilir. Jordan Dalembert tekelinden bir nebze kullanmak için dönem dönem sahaya sürecektir.

Royal Ivey kontratından çıkış yapmıştı FA piyasasındaki değerini görmek için. Yokmuş ki tekrar anlaştı veteran minimum’un biraz üstünde bir tutara…

Son olarak da Philadelphia’nın yerli oyuncusu Dionte Christmas Draft’ta ikinci turda seçilmeyince FA’den takıma dahil edildi, en azından şimdilik yaz kampına.

Forma, logo, saha...

İtalyan 76ers bloğu sahibi Ricky Ocak ayında eski formalara dönmek konusunda bir kampanya düzenlemişti. Bu haber Yardımcı Pazarlama Müdürü Eric Blankenship’in de yardımıyla Ed Snider, Ed Stefanski ve Peter Luukko’nun kulağına gitmesi uzun sürmedi. Onların da destek vermesiyle 76ers eski formalara ve eski renk stiline dönme kararı aldı. Beyaz, kırmızı, mavi! Eski formalara dönmek demek doğal olarak eski logoya ve eski saha tasarımına dönmek demekti. Formaların sezonda 4-5 maçta giyilen alternatif versiyonu (Jrue'nun üzerindeki) medyaya sunuldu fakat iç saha ve deplasman maçlarında nasıl bir şey olur henüz bilemiyorum. Geçen sezon birkaç maçta giyilen eski formayı mı kullanacaklar yoksa eski formanın daha modern halini mi tasarlayacaklar belli değil. Bence modern hali tasarlanmalı. Saha tasarımına gelince şöyle bir şey olacak sanırım.

Wachovia Center’ın Anahaber bülteni modundaki saha içi anonsçusu Matt Cord ne zaman kovulacak bilmiyorum ama acele etseler iyi olur. Özellikle Playoff’da başka takımlarla çok net kıyaslama imkânım oldu. Basket sonrası tepkiler olsun, müzikle gaza getirme olsun her anonsçu türlü atraksiyonlara girerken bu elemanın söyleyeceği yapacağı her şey ezberlendi. Sahanın sessiz olmasının en önemli sebebi bu adamdır.

Bu arada 10 numara adam Cenk Abi’nin 10 numara yönetmen Christopher Nolan’a benzemesi dikkatlerden kaçmasın. Saçları sağ arkaya yatırsa bu iş olur!

Twitter malum... Takip etmek isterseniz Twitter’ı olan 76ers oyuncularının profilleri aşağıda. Speights’in de facebook profili mevcut.

Iguodala & Tedüz & Louis & Ivey & Speights

Son olarak yönetimden çok memnunum. Stefanski'yle kararlarımız feci örtüşüyor. Takımın başına geçsem aynen bu şekilde yönetirdim. Draft seçimleri, takaslar, oyun sistemi vb.... Çoğu yazarın GM'lerinden ne çektiğinin farkındayım. Malum biz de az çekmedik zamanında... Durum şimdilik bence iyi gidiyor, merakla bekliyoruz...

Takımdan olan biten şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazı sezonun ilk 10-15 maçından sonra yazılır büyük ihtimal. O zamana kadar hayatta kalın…

Mehmet İstanbullu

 
Yazara MesajOkunma: 965
 
  Bölümün diğer yazıları... YazarOkunma
 Yumruğu ağzına yemeden önce herkesin planı vardır! (24.08.2009 01:59:14) Droogie965
 Sanki Reşat Nuri'nin Yaprak Dökümü! (05.05.2009 01:34:03) Droogie469
 İstatistikler bikini gibidir... (02.04.2009 01:51:47) Droogie539
 Rejuvenation Potion: Tony DiLeo (19.01.2009 01:17:38) Droogie742
 Günah Keçisi (15.12.2008 01:10:22) Droogie648
 Geçen sezondan farkımız ne? (05.12.2008 16:43:00) yasinba448
 Contender or Pretender? (17.11.2008 16:02:00) Droogie662
 Bir ‘Şutör’ olarak Iguodala… (03.10.2008 04:09:07) Droogie1097
 Kimler geldi, kimler geçti? (23.07.2008 14:54:02) yasinba885
 İğne deliğinden topu geçirmek: Elton Brand (14.07.2008 00:42:31) Droogie1157
 Tekrar edilmeyen başarı tesadüf müdür? (04.07.2008 05:20:21) Droogie712
 Kimin daha iyi olduğunu söylemek için çok erken (28.04.2008 19:54:59) Droogie636
 Normal Sezonun Hikayesi (18.04.2008 18:04:35) yasinba609
 Philly Live! (02.03.2008 10:36:39) Droogie784
 Sixers Play-off? Lotarya (23.02.2008 22:38:07) yasinba751
 Yeniden yapılanma derdiyle girilen yeni yıl (06.01.2008 19:35:43) yasinba798
 0'dan 60 galibiyete kaç senede çıkarız? (09.12.2007 22:39:43) Droogie1593
 Önümüze bakalım (24.08.2007) Droogie876
 76ers Tarihi (28.07.2007) Droogie1659
 Yi'yemedik... (02.07.2007) Droogie2177
 Bul karayı, al parayı ! (01.05.2007) Droogie1112
 Umutlu muyuz? (03.04.2007) Droogie805
 Düşenin dostu olmaz (27.02.2007) Droogie1203
 En iyi motor Webber'ınki, çünkü her pistona uyar (18.01.2007) Droogie1602
 Sacramento 76ers (04.01.2007) Droogie2840
 Sana dair son görevim... (20.12.2006) Droogie1326
 Oden! Sana Geliyoruz... (05.12.2006) Droogie2044
 Sıcaklığı Hisset (05.11.2006) Droogie2089
 Satılıktır! Yokmu Arttıran? (08.09.2006) Droogie1279
 Başlığı değiştirmek zorundayım... (30.06.2006) Droogie5414
 System Failure (22.04.2006) Droogie1139
 Gelen Gideni Aratır (29.03.2006) Droogie985
 Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık (10.03.2006) Droogie1488
 If A.I in Injury List Then Philly = Sucking (04.02.2006) Droogie1535
 Karamanın Koyunu Sonra Çıkar Oyunu (22.01.2006) Droogie1324
 Ne Ettik;Ne Koyduk; Ne Bulduk (07.01.2006) Droogie909
 Passion&Pride (30.11.2005) Droogie771
 Gedikleri Kapattık (19.10.2005) Droogie732
 Ölü sezon (18.09.2005) Droogie777
 Emmeye de geliriz; gömmeye de... (14.08.2005) Droogie1443
Yarışmaya katılmak için tıklayın...

Bugün maç oynanmıyor


Kapatıyoruz!

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası
[ Sayfalar: 1 - 2 ]

NBA'den ince detaylar...
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ]

NBAKoLik.com Yazı ve Yazarları
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 13 ]

BEKO Basketbol Ligi
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ]

Nets - Takım Analizleri
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 7 ]

Güldüren Şeyler
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 7 ]
Her türlü istek, soru ve eleştiriniz için mail adresimiz; bilgi@nbakolik.com