http://www.beceriklialetler.com
Ana Sayfa
FORUM
Yarışma
NBA Tarihi
Full Maç Linkleri (YENİ)
NBAKoLik Kadrosu
Emekli Formalarımız
 
Kullanıcı Adı
Şifre
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 

Sitede yer alan "Full Maç Linkleri" bölümü sizin için işlevsel midir?
Evet
Hayır
 

 Magic

Adını Siz Koyun... (Rolling Down the Hill - Tepeden Yuvarlanmak)

16.02.2007
 

        O kadar çok düşündüm ki yazının başlığı ne olsun diye, bir türlü karar veremedim. Tonlarca fikir ürettim, hatta kafamda yazıyı birkaç kez en baştan yazdım, yazdım, yazdım… Ama adını söyleyemedim, bir türlü gelmedi dilimin ucuna. Neler geçti aklımdan bir bilseniz… Bir yazının başlığı anası gibidir benim için. Başlığını okuduğunuzda anlamalısınız ne anlatacağımı. Vurmalı sizi ilk gördüğünüzde ve yazıyı okumayı bitirdiğinizde bile aklınızda kalmalı, çünkü yazı başlığı, başlık yazıyı anlatmalı.

 

        İşte bu sefer ben bu yazının başlığını bulamadım…

 

        Normal şartlar altında bundan yaklaşık 2 hafta önce yazımı kafamda bitirmiştim, hatta kafamda siteye bile koymuştu patron. Ama başlığı yoktu, işte kafamı hep o kurcaladı. Bir başlık yüzünden beklerken yazı kafamda, hala kâğıda dökülmemişken, sanki dökülme eylemi illaki birileri tarafından yapılmak zorundaymış gibi, bir sürü dert döküldü önüme. Teker teker de gelmiyor ki bir başladı mı, bilen bilir, bilmeyene anlatsan da anlamaz. Birkaç kelimeyle söylemek gerekirse: Proje, doktora, hakemlik, patron ve düşme. En sonuncusu olduktan sonra ilk dördü hiç aklıma bile gelmiyor artık ya neyse. Düşen ben olsam, ayıptır söylemesi vücut kalas gibi olduğu için kısa sürede atlatırım. Ama düşen en sevdiğiniz ise, kalbinizin yarısı ise işte o zaman çok acıyor canınız. Ayrıntısına çok girmeden, eşimin merdivenlerden düşmesi sonucu omzunda eklemleri bir arada tutan eklem kapsülü yırtıldı ve yaklaşık 1 ay kolu askıda gezecek. Çok şükür ki sabit dururken ağrısı yok ve sorun sol kolunda.

 

        ELİFİM GEÇMİŞ OLSUN! 3,5 SENE BİR ÇIĞ GİBİ BÜYÜMÜŞ SANA OLAN SEVGİM VE HALA BÜYÜMEKTE HİÇ KAYBOLMAYAN AŞKIMLA BİRLİKTE!

 

        İnsanın aklına gelen başına gelirmiş derler, yukarıda birisini okudunuz. Orlando’nun son durumunu anlatmak için düşündüğüm başlıklardan biri “Serbest Düşüş” idi. Bir diğeri “Ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin”, işyerinde çok büyümeyen ama çok çok ciddi bir sorun yaşadım. Bir başka düşüncem “Suçu hakemlere mi atsak” iken, hakem görevlendirmesiyle 5 günlüğüne Fethiye’ye gittim, bunun 2’si yolda son derece rahatsız otobüslerde geçerken diğer günlerde de ortalama 8-9 saatim suda geçti (bilmeyenler için Ulusal Kürek Hakemiyim). Sözün özü, hakeme laf ettim, hakem olarak içim dışıma çıktı.

 

        Velhasıl kelam dostlar ben bulamadım bu başlığı, bulan beri gelsin…

 

10/13/2006 -  Çok Korkuyorum!

 

“…Grant Hill’e bağlı kurulacak her oyun stratejisi batmaya mahkûmdur. Ona bağlı oyun kurulacak olursa bizim de gideceğimiz yer (Allah korusun!) okyanusun dibi olacaktır. Liderlik özellikleri elinden alınan Jameer ve Hidayet, üstelik Hidayet farklı bir pozisyon ve görevde, potaya daha fazla bakması arzulanmayan bir şekilde oynamaya mahkûm. Hem de kariyerini belli bir raya oturtmuşken… Kredisi azaltılmış iki potansiyel ve Orlando sihrinin kayboluşu!  Doğru tercihlerle bu sezonu ilk 4’te bitirmesi neredeyse kesin olan, konferans finaline çok güçlü bir aday olarak gördüğüm, bu yüksek potansiyelli takımın Hill’lere kurban gitmesinden çok korkuyorum!...”

 

11/16/2006 - Kabuslar Bitmese de, Korkular Geçmese de…

 

“…Hiçbir maçta, hiçbir oyuncu üzerine birebir işlenmiş, çizilmiş bir oyun göremedim. Oyuncular dengesiz eşleşmeleri bile değerlendirme konusunda tereddütte kalıyorlar. Buna kendi kendine cesaret edebilen sadece Hidayet ve G. Hill var. Zaten Hidayet tamamıyla rakibin skorerini tutmakla görevlendirildiği ve hücumda da 3 sayı çizgisi dışına mahkûm bırakıldığı için başka bir skor tercihi da kalmıyor, zorlama atışlarını saymazsak…”

 

12/26/2006 - Black Magician (Kara Büyücü) Brian Hill

 

“…Bu gidişle takımın normal sezonu, bazı oyuncuların spektaküler performanslarla veya bireysel yeteneklerle kazandırabileceği maçlar olması olasılığını da dâhil ediyorum, % 50 galibiyet oranı üzerinde kapaması çok zor gözüküyor. Çok şükür ki Doğu Konferansı takımıyız ve bu konferansta 7. ve 8. sıra % 50 altına da gidebiliyor…”

 

19/01/2007 - SI.com - Kelly Dwyer

 

”On the flip side, Brian Hill's Orlando Magic are an old-fashioned, slug-it-out team that is winning slowly without winning ugly. Though Hill's rotation is filled with talented types, they're best served waiting for screens (like point guards Jameer Nelson and Carlos Arroyo), working in the post after the cutters have gone through (Dwight Howard), operating in one-on-one isolations (Grant Hill) or chucking a 25-footer with all options exhausted and the shot clock dwindling (poor Hedo Turkoglu).”

 

Yani:

 

“…Düşüşte olan tarafta ise, Brian Hill’in Orlando Magic’i eski moda, yivli tüfeğe benzer tarzıyla (her atıştan sonra yeni kurşunu namlunun ağzına sürmeniz gerekir bu nedenle atışlar arasında çok vakit kaybı olur) yavaş yavaş kazanan bir takım görüntüsünde. Hill’in rotasyonu yetenekli oyunculardan oluşuyor olsa da, en iyi sonucu perdeler üzerinden (oyun kurucular Jameer Nelson ve Carlos Arroyo gibi), posttaki kesmelerden (Dwight Howard), teke tek oyunlardan (Grant Hill) ya da bütün bu olasılıklar tükendiği anda, tam da hücum süresi biterken çok uzaklardan potaya fırlatılan toplardan alıyorlar (zavallı Hedo Turkoglu)…”

 

        Yukarıda bu sezon yazdığım son üç yazıdan ve SI.com’un eleştirmenlerinden Dwyer’ın bir yazısından alıntılar var. Bunları koymamın nedeni ukalalık yapmak falan değil kesinlikle. Ya da ben bu işi biliyorum demek değil. Dwyer’ın yazısı yayınlandığı günkü derecemiz 21 – 17. Her üç yazımda da hep yüzde 60’lar civarındaydık. Şöyle bir gerçek var; NBATV her ay sadece 2 maçımızı veriyor, 1 tane de NTV veriyor desek ayda toplam 3 adet maç izlenebiliyor. Yani ortalama bir Orlando taraftarı eğer Türkiye’de yaşıyor ve evinde o meşhur KabloTV varsa 3 kez görebiliyor takımını ekranda. Onun dışında ise günlük 1 dakikalık özetlerle yetinmek zorunda. Bu durumda her ay ortalama 15-20 maç yapan bir takım hakkında sahip olunabilecek teknik bilgi çok kısıtlı kalıyor.

 

        Evvelce de söylediğim gibi, bu işin hastası olduğumuz için bir şekilde, canlı, banttan veya internetten, takımın maçlarının üçte ikisini izleme fırsatı buluyorum, kendi gözümle görüyorum neler olup bittiğini sahada. İşte o yüzden bunca zamandır herkes “Sihirli Orlando, Büyücüler, Süper Oynuyorlar” derken ben karamsar baktım olaylara. Bir gerçek var, takımımız örneğin Dallas gibi herkesin görev ve sorumluluğunun belirlenmiş olduğu ve her tarafından iş bilir oyuncular fışkıran bir takım değil. Bir Nowitzki’miz yok. Ya da Kobe, Wade gibi maçı alıp tek başına götürebilecek süper yıldızlarımız. Kumaşları kaliteli kalburüstü birkaç oyuncu, taze bir All-Star, ki önü kesilmezse bu ligin en önemli oyuncularından biri olacak, eskiden bir süper yıldız olan her tarafı yamalı bir kaptan ve birkaç antrenman oyuncusu. Elimizdekiler sadece bunlar. Bunlardan ancak birbirine bağlı, saygılı ve takım için oynayan bir ekip oluşturulabilir. Bunu becerebilmek için de önemli bir Koç’a sahip olmak gerekir. İşte bizim en büyük sorunumuz burada başladı.

 

        Brian Hill’den çok bahsettim 1,5 senedir, kendisiyle ilgili düşüncelerimi biliyorsunuz. Benim gözümde bir antrenörden ya da en fazla yardımcı koç olmaktan ileride yeri olmayan bir çalıştırıcı. Evet, bu tam oturdu aslına bakarsanız. Brian Hill sadece bir çalıştırıcı benim için. Asla ihtiyaç duyduğumuz yerine göre bir akıl hocası, yerine göre bir baba değil, sadece çalıştırıcı. Yine dalmayayım B.Hill mevzusuna çok zor çıkıyorum.

 

        Sezon başından beri tam manasıyla bir takım olamamanın sıkıntılarıyla gerildik. Oyuncularımızın bazı maçlardaki ekstra performanslarıyla şanslı galibiyetler aldık. Dönem dönem sakatlıklarla sarsıldık, bazen bu sakatlıklar sanki iyi geldi. Ama her ne sebeple olursa olsun en büyük sıkıntılarımız oyun temposunu ayarlayamamak, hücumda topu içeriye indirememek, maç sonu oynayamamak ve bir türlü en uygun rotasyonu bulamamak oldu. İlk beşte G.Hill’le başlamak yerine Bogans’ı tercih etmenin bizi daha tehlikeli bir takım haline getireceğini defalarca kez dile getirdim. Peş peşe (back-to-back) maçların ikincisinde fazla yüklenme olmaması için oynatılmayan Hill yedekten gelse skor sorunu yaşadığımız 2. ve 4. çeyreklerdeki oyunumuz çok çok farklı olurdu. Koç Hill’in rotasyon anlayışına göre, G.Hill ve Hidayet yaklaşık olarak aynı zamanlarda oyundan alınıyor ve 2-3 dakika arayla tekrar oyuna giriyorlar. Üstelik bu dönemde Nelson da sahada olmuyor. Bu da demek oluyor ki takımı yönetecek ve skor tehdidi oluşturacak 3 önemli adam saha kenarında Gatorade içiyor. İşte böyle günlerden birinde sahadaki 5 aklıma kâbus gibi kazındı: Arroyo, Diener, Bogans, Outlaw, Garrity. Hem de bu beş 2. periyotta sahadaydı, hem de mağluptuk, hem de kalbim sıkıştı!

 

        G.Hill’in dizinden sakatlanmasından hemen sonra ilk beşe Bogans oturdu. Bu takım savunmamızı iyi yönde bir hayli etkiledi. Redick de yavaş yavaş rotasyona girmeye başladı bu sayede. Zaten birilerine bir şey olmasa bu sezon Koç’un onu oynatacağı yoktu. Örneğin 13 sayı attığı Nets maçından sonraki 2 maçta oyuna bile almadı çocuğu Hill. Ha bu arada geçen hafta Duke Üniversitesi Redick’in formasını emekli etti, oğlan törende ağladı, hepimiz duygulandık. Neyse ilk beşimiz Nelson – Bogans – Turkoglu – Battie – Howard oldu diye sevinirken önce Battie elinden sakatlandı, sonra Nelson hastalandı. Neyse ki sadece gripmiş Nelson dönüşü yakın. Battie’nin yerine ilk beşe yerleşen Milicic fena bir performans sergilemiyor, ama takım yönetiminin bu konudan memnun olup olmadığını bilemiyorum. Keza bu sezon sonu kontratı bitecek olan Darko’nun oynadığı her iyi dakika, yaptığı her blok, kaydettiği her olumlu istatistik elinde bir koz olacak ve bunları sezon sonu anlaşma masasında muhtemel sözleşmesinin “sıfır” sayısını arttırmak için kullanacaktır. Eğer Battie sakatlanmasaydı Milicic’in bu sezon hiçbir şekilde ilk beş çıkacağını düşünmüyordum. Hatta ve hatta piyasasını düşürmek ve onu elde tutabilmek amacıyla sezon sonuna doğru dakikalarının kısılarak Augustine’in devreye sokulacağını tahmin ediyordum. Battie’nin son durumu belli değil ama sakatlığının pek ciddi gözükmediği ve All – Star arasından sonra takıma geri döneceği söyleniyor. Augustine de az da olsa süre almaya başladı. Bu durumda az önce yaptığım tahminlerin gerçekleşmesi olasılığını yüksek görüyorum. Kasun’dan sonra 2. potansiyelli Avrupalı uzunu O.Smith kaybetmek istemeyecektir.

 

        Dönelim konuya, her ne kadar Hill’in sakatlığından sonra derecemiz 3 - 4 olsa da takım savunmasının daha iyi olduğu ve oyuncularımızın konsantre oldukları zaman çok ciddi oyunlar çıkarabileceğini bir önceki Nets ve son Spurs galibiyetlerinde görmüş olduk. Tüm kenar yönetim hatalarına karşın takımda bir kendini gösterme isteğinin olduğu aşikâr. G.Hill’li rotasyon ve oyun tercihlerinde ezik kalan Hidayet, Howard ve Redick’in son dönemde takım oyununa katkıları yadsınamayacak düzeyde arttı. Bogans’ın savunmaya getirdiği dinamizm ve hücumda sadece gereken topları doğru zamanlarda kullanmaya gayret etmesiyle (arada saçma sapan airball’lar attığı da oluyor ya hadi neyse) biraz daha kişilik kazandık. İşte bu noktada All – Star sonrası dönmesi beklenen G.Hill’in Koç Hill tarafından beşe konulup konulmayacağı kaderimizi belirleyecek. Geçen sezon G.Hill’in yokluğunda takım olmayı ve paylaşmayı öğrenmeye başlayan oyuncularımız, bu sezon onun atanmış müdürler gibi ilk beşe yerleşmesi ve oyun planın üzerine kurulması nedeniyle hem psikolojik hem de fiziksel birçok sorun yaşadılar. İşte bu noktada Koç Hill “Grant iyileşti, Keith sen yedek sırasına geri dönüyorsun.” derse işimiz bitti derim. Ama “Takım bu beşle fena oynamıyor, Grant sen biraz yedekten gel be güzelim.” derse de işte o an bir play – off umudumuz var diyebilirim.

 

        Şu anda oynadığımız 53 maçta 27 galibiyet ve 26 mağlubiyetle Güneydoğu Grubu’nda 2., Doğu Konferansı’nda 7. sıradayız. Hemen yarım galibiyet arkamızda Miami var. Nets ve Knicks’in son dönemde yükselen formu play – off yarışında bizi oldukça korkutacağa benziyor. Açıkçası eğer G.Hill bu sezon sonu bitecek olan o koskocaman kontratıyla takas edilmez ise sakatlıktan döndüğünde direk ilk beşe yerleşeceğini ve takımımızın ritmini tekrar kaybedeceğini düşünüyorum. Ve bu şartlar altında geri kalan 29 maçtan da 14’ünü kazanarak play – off potasında kalabileceğimiz fikri ise tam bir ütopya gibi geliyor bana. Bu takımın Koç’u Brian Hill ve bu adamın ne kadar sabit fikirli bir insan olduğunu 1,5 sezondur gün be gün hep beraber izledik. O yüzden iyimser olamıyorum, tabii dedim ya bir takas olasılığı var, bir de B.Hill’in sabit fikirlerinden cayma olasılığı (milyonda kaçtır ki !?!).

 

        Takas konusunda da bir iki kelam edeyim de lastik gibi uzattığım halde bir türlü adını koyamadığım şu yazıyı artık bitireyim. Belki buraya kadar okuyan bile kalmamıştır, uzun oldu farkındayım.

 

        Grant Hill’in sezon sonu bitecek olan kontratı bütçemize yaklaşık 17 milyonluk bir rahatlama getirecek. Bir takas olmazsa yaklaşık 20 milyon $ olan serbest bütçemizle ilk hareket Milicic’i bağlamak olacaktır. Bunun ardından ise herkesin söylediği gibi bir süper yıldızla anlaşacağımızı pek de zannetmiyorum. Ertesi sene Hem Howard’ın hem de Nelson’ın kontratları sona erecek ve bu adamları elimizde tutmak için gerçekten çok paraya ihtiyacımız olacak. İşte bu yüzden sezon sonu, içinde Arroyo, Ariza, Bogans, Battie ve hatta Hidayet’in olabileceği takas senaryoları çokça gündeme gelecek Otis Smith özellikle Howard için kenara para ayırıp takımı takaslarla güçlendirmeye çalışacaktır. Gökten zembille inmezse bir G.Hill takasını şu an için beklemiyorum. Olsa olsa son dönemde B.Hill’le oyun tarzı yüzünden takışan Arroyo belki bir takas malzemesi olabilir, o da yok diyemeyeceğimiz bir ihtimal şu kalan birkaç gün için.

 

        Bu hafta sonu Dwight Howard takımımızı temsilen All – Star hafta sonunda hem smaç yarışmasında hem de All – Star karşılaşmasında forma giyecek. Özellikle smaç yarışmasında bugüne kadar hiç kimse tarafından denenmemiş bir smacı yapıp tarihe geçeceğini iddia etti Howard geçtiğimiz günlerde. Alışık olmadığımız şekilde hayli iddialıydı. Demek ki koçunuz önünüzü ne kadar keserse kessin yine de kendinizi, en azından karakterinizi geliştirmek sizin elinizde.

 

        Bir de All – Star maçı tahmininde bulunayım: Doğu kazanır (fazlaca taraflı oldu sanki).

 

        Sevgili Orlando Magic takipçileri en başlarda dediğim gibi ben bu yazıya bir başlık bulamadım ve sanırım bu işi size havale edeceğim. Hatta bir de renklendirelim şu işi önümüzdeki Cuma gününe kadar bana başlık ile ilgili fikirlerinizi iletin, en uygun olanı yazının başlığı yapalım, hepimiz mutlu olalım.

 

        Lütfen adını siz koyun.

 

        Sevgiler ve en iyi dileklerimle, ben şimdi hızla Elifim’e koşuyorum, bir dahaki yazıda görüşmek üzere.


 

Not: 26 Şubat itibariyle Başlığı belirledik, katkıda bulunan herkese teşekkürler.

 

Cenk Yavuz
cenkovich@yahoo.com

 
Yazara MesajOkunma: 1011
 
  Bölümün diğer yazıları... YazarOkunma
 Kaybolan Sihir – Bir Orlando Magic Analizi (05.06.2010 13:10:06) cenky79470
 Değiştiği Anlaşılamayan Orlando Üzerine (05.11.2009 15:37:19) cenky79738
 Hidayet - Yenge - Toronto - Portland - Orlando (06.07.2009 15:55:11) cenky79828
 Carter Takası, Otis Smith ve Hidayet'in Yolu (26.06.2009 21:06:02) cenky791040
 Usta, Balıkçı ve Nick'in Lanetli Ruhu - LAL - ORL 4. Maç (12.06.2009 13:36:38) cenky79636
 Orlando Magic Salvation - LAL - ORL 3. Maç (10.06.2009 15:33:35) cenky79551
 Savaş Yeni Başlıyor - LAL - ORL 1. ve 2. Maçlar (08.06.2009 21:07:59) cenky79446
 Tahliller ve Reçete - LAL - ORL Eşleşmesi (04.06.2009 19:20:54) cenky79461
 Kral Öldü, Yaşasın Yeni Kral CLE - ORL 6.Maç (31.05.2009 07:08:49) cenky79630
 Lebron Seriye Tutundu - CLE - ORL 5.Maç (29.05.2009 16:45:37) cenky79548
 Kan, Ter ve Gözyaşı - CLE - ORL 4.Maç (27.05.2009 15:13:24) cenky79458
 Sinir Harbini Daha Önce Yaşamış Olanlar Kazanır - CLE - ORL 3.Maç (25.05.2009 18:18:09) cenky79448
 Son Şut Sihri - CLE - ORL 1. ve 2. Maçlar (23.05.2009 14:05:10) cenky79543
 Veni - Vidi - Vici - BOS - ORL 7.Maç (19.05.2009 14:20:42) cenky79499
 Geriden Gel, Maç Senin! - BOS - ORL 5. ve 6. Maç (15.05.2009 20:24:32) cenky79386
 Son Şut Kurbanları - BOS - ORL 4.Maç (11.05.2009 17:01:08) cenky79438
 Orlando'dan Gözdağı - BOS - ORL 3. Maç (11.05.2009 03:14:29) cenky79354
 Doc Rivers'tan Karakter Gösterisi - BOS - ORL 2. Maç (07.05.2009 19:17:08) cenky79422
 Şampiyonun Yüreğine Çizik - BOS - ORL 1.Maç (05.05.2009 19:09:53) cenky79511
 Celtics - Magic Eşleşmesi (03.05.2009 23:37:40) cenky79435
 Magic - Sixers Eşleşmesi (17.04.2009 12:50:42) cenky79678
 Kabustan Umuda (05.03.2009 16:28:56) cenky79608
 Takım Olmak (06.01.2009 15:30:25) cenky79931
 Basketbola Aç, Ortaya Karışık (26.10.2008 03:31:00) cenky79693
 Yaşandı, Bitti… Sezon ve Ötesi… (04.06.2008 22:45:12) cenky79844
 Judgement Day (Hesap Günü) (04.05.2008 09:45:58) cenky79790
 Unut yaşananları ve devam et, öğrendiklerini unutmadan... (18.04.2008 16:45:00) cenky79656
 Bir Lezzet Öyküsü... Ziyafet - Sıkıntı - Yine de Vazgeçilmez Tatlar... (18.03.2008 23:11:23) cenky79876
 Orlando Magic Şifresi (23.01.2008 12:06:02) cenky791332
 Sihirli Değneği Olan Adam (26.11.2007 16:11:46) cenky791285
 Sorular, Cevaplar (01.10.2007) cenky79926
 Rüya - Kabus - Halüsinasyon - Diyet - Resim (14.06.2007) cenky791782
 Güneydoğu Plajda, Ya Siz? (30.04.2007) cenky79892
 Son Viraja Girerken: Play-off Yarışı (03.04.2007) cenky79886
 Adını Siz Koyun... (Rolling Down the Hill - Tepeden Yuvarlanmak) (16.02.2007) cenky791011
 Black Magician (Kara Büyücü) Brian Hill (26.12.2006) cenky791261
 Kabuslar Bitmese de, Korkular Geçmese de... (16.11.2006) cenky79949
 Çok Korkuyorum! (13.10.2006) cenky791363
 Sihir Draft'te de Sürecek mi? (12.06.2006) cenky791257
 Welcome To The Real World (03.04.2006) cenky79971
 Çok Şükür Ya Rabbi!!! (27.02.2006) cenky79883
 HILL Ain't The Man But... (10.02.2006) cenky79784
 Gurbet Ellerde Ziyan Oldum! (17.01.2006) cenky79862
 Tooo Deep WaterHouse Center (30.12.2005) cenky79825
 Orlando'da Neler Oluyor? (12.12.2005) cenky79845
Yarışmaya katılmak için tıklayın...

Bugün maç oynanmıyor


Kapatıyoruz!

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası
[ Sayfalar: 1 - 2 ]

NBA'den ince detaylar...
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ]

NBAKoLik.com Yazı ve Yazarları
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 13 ]

BEKO Basketbol Ligi
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ]

Nets - Takım Analizleri
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 7 ]

Güldüren Şeyler
[ Sayfalar: 1 - 2 - 3 ... 7 ]
Her türlü istek, soru ve eleştiriniz için mail adresimiz; bilgi@nbakolik.com